Ankara’da Bir Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine Yönlendirilen Adli Olguların Klinik ve Sosyodemografik Özelliklerinin Geriye Dönük İncelenmesi

Main Article Content

Ahmet Özaslan
Nuran Demir

Abstract

Giriş: Son yıllarda çocuk psikiyatri kliniklerinden istenen adli değerlendirme sıklığının artmasına rağmen ülkemizde bu alanda yapılan çalışmalar oldukça kısıtlıdır. Bu çalışmada adli makamlarca çeşitli nedenlerden ötürü adli rapor istemi yapılan çocuk ve ergenlerin sosyodemografik ve klinik özelliklerinin değerlendirilmesi planlanmıştır.


Yöntemler: Çalışmanın evreni adli makamlar tarafından Şubat 2019-Şubat 2020 tarihleri arasında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniklerine adli rapor düzenlenmesi nedeniyle yönlendirilen çocuk ve ergenlerden oluşturulmuştur. Katılımcıların yönlendirilme nedenleri, sosyodemografik özellikleri, Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders 5 tanı sistemine dayalı klinik görüşmeyle belirlenmiş psikiyatrik tanılarına ait dosya bilgileri geriye dönük olarak taranmıştır.


Bulgular: Çalışmaya katılan 83 olgunun yaş ortalaması 13.93±2.32 (yaş aralığı 7-17 yıl) yıl iken, %68.7’sini (n=57) erkekler oluşturmaktadır. Adli makamlar, en sık (%83.1’i, n=69) olguların farik ve mümeyyiz olup olmadıklarının değerlendirilmesi için yönlendirmiştir. Bu olguların %68.1’inin (n=47) suça sürüklenmiş çocuklar (SSÇ) ve %31.9’unun (n=22) cinsel istismar mağduru çocuklar olduğu belirlenmiştir. SSÇ’lerin toplam zeka puanları ve okula devam etme sıklığı diğer adli olgulara göre anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur (sırasıyla p=0.01, p=0.04). Ayrıca suç tekrarı olmayan SSÇ’lerin suç tekrarı olan SSÇ’lere göre örgün öğretime devam sıklığının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur (p=0.01). Cinsel istismar mağduru çocukların yaş ortalamasının diğer adli olguların yaş ortalamasından daha düşük olduğu saptanmıştır (p=0.01).


Sonuç: Bizim sonuçlarımız adli makamlarca yönlendirilen çocukların ruh sağlığını olumsuz etkileyen faktörlerin belirlenmesine ve hedefe yönelik ruhsal müdahaleler oluşturulmasına katkı sağlayabilir.  Ayrıca adli değerlendirmenin birçok çocuk için karşılanmamış ruh sağlığı ihtiyaçları için bir fırsat olabileceğini vurgulamaktadır.

Article Details

Section
Original Research